2 Temmuz 2008 Çarşamba

Kolera


Kolera (Esen Güler Özyavuz) İstanbul doğumludur. Babası; Bulgaristan asıllı, Annesi; İran asıllıdır. Kolera; Turizm ve Otel İşletmeciliği Yüksek Okul mezunudur. Rap Hayatı 1998 yılında Yunus Özyavuz (Sagopa Kajmer) ile tanıştıktan sonra başlamıştır. Bu tarihten sonra Rap’i icra etmeye karar verdi.
- İlk kaydını 1998 yılında Kuvvetmira Stüdyosunda “İnkar Boşuna” adlı parçaya yaptı.
-Aynı sene Silahsiz Kuvvet ile “Neden Ağlıyorum” ve “Dünden Kalma Hayaller” adlı parçaları kaydetti.
-1999 Senesinin sonunda yoğun Okul ve İş temposu nedeniyle Rap’e 2 yıl süreyle ara verdi.
-2001 senesinde ilk Underground EP’sini internet yoluyla dinleyicilere servis etti.
Eksik Eylüllerin Geciken Yağmurları
Psikolog
Komada Martı (feat. Sahtiyan)
-2004 yılında Sagopa Kajmer'in “Bir Pesimistin Gözyaşlari” adlı albümünde “Kalp Atişlarım 78 BPM” parçasında Sagopa Kajmer ile feat yaptı.
-Aynı sene Sagopa Kajmer ile “Günlerim Ağlak” ve “Aklımın Odaları” adlı 2 parçayı internet yoluyla dinleyicilere armağan etti.
-2005 yılının başında Sagopa Kajmer’in “Pessimist EP3” İsimli EP’sinde “Süper Sperm” adlı parçaya eşlik etti.
-Aynı sene, Sagopa Kajmer'in Romantizma albümünde, “Sago vs Kolera” adlı parçada Sagopa Kajmer ile feat yaptı.
-24.09.2005’te Prodüktörlüğünü Sagopa Kajmer'in yaptiği ilk Solo Albümü olan Karantina Embryo!yu Irem Records etiketiyle piyasaya sürdü.
-Yine 2005 yılında Kuvvetmira Disstortion EP’de 2 düet parçada yer aldı.
-1 Ağustos 2006’da Sagopa Kajmer’in (Yunus Özyavuz) Askerden gelmesi ile evlenmişlerdir.
-Yine 2006 yılında, kendi albümlerini çıkarmak ve yeni yeteneklere daha geniş imkanlar sunmak üzere Sagopa Kajmer ile 11.08.2006’da kendi plak şirketleri “Melankolia Records” kurdular.
-Şirket kurulduktan sonra çalışmalara hız vererek KuvvetMira ailesi olarak "Kafile" albümünü Melankolia Records Plak Şirketi üzerinden çıkardılar. Bu albümde Kolera'nın 1 adet solo şarkısı ve 2 adet düeti bulunmaktadır.
-2007 Yılının başlarında yine Melankolia Records Plak Şirketi üzerinden Kuvvetmira’da bulunan Abluka Alarm’ın “Ahenk” albümünü piyasaya sürdüler.
-Yine 2007 Yılında Sagopa kajmer ile olan düet albüm projesini hayata geçirip “İkimizi Anlatan Bir Şey” isimli düet albümünü 27 Nisan 2007 tarihinde Melankolia Records Plak Şirketi üzerinden piyasaya sürülmüşlerdir.
- 2007 Yılının ortalarında ilk Video Klip projesini gerçekleştirdi. "İkimizi Anlatan Bir Şey" albümündeki "Kolaysa Anlat" isimli solo parçasına klip çektiler ve TV'lerde dönmeye başladı.
- 2007 Yılının sonlarına doğru İNZİVA isimli çıkacak olan SOLO albümünden bir parça olan "Taş Dibe Düşmez" isimli parçayı single olarak bizlere sundu.
- 2008 Yılının Başında 'İkimizi Anlatan Birşey' adlı düet albümünden Sagopa Kajmer'le birlikte seslendirdiği Monotonluk Maratonu isimli parçasına klip çektiler ve Tv'lerde dönmeye başladı.
-Kolera’nın yeni Projeleri;
-Karantina Embryo Albümünü Yeniden Sesledirmek, -Solo Albüm (İNZİVA)

Sagopa Kajmer


Eğitim Hayatı
Yunus Özyavuz 1997'de İstanbul Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü kazanması dolayısıyla İstanbul'a geldi.

Meslek Hayatı
Asıl adı Yunus Özyavuz olan Sagopa Kajmer, müzik yaşantısına Samsun'da yerel bir radyoda dj'lik yaparak başladı. Bu sırada Rapper M.C. (Rapper Mic Check) müstear ismini kullandı. İstanbul'a gelişinden bir yıl sonra, 1998'de yeraltı rap dünyasında halen varlığını sürdüren bir oluşum olan Kuvvetmira'yı kurdu. Kuvvetmira gurubunda halen kendisi, eşi Kolera ve Abluka Alarm, bulunmaktadır. 1999'da "Silahsız Kuvvet" mahlasıyla Yeraltı Operasyonu isimli toplama (compilation) albümünde yer aldı. 2001 ve 2002'de "Silahsız Kuvvet" mahlasıyla peşpeşe Sözlerim Silahım ve İhtiyar Heyeti isimli 2 albüm çıkardı. Daha sonra Silahsız Kuvvet mahlasını bırakıp Sagopa Kajmer mahlasıyla müzik yaşantısına devam etmiştir.

DJ'lik Hayatı
Mic Check 2004'te Cezanın Nefretteki grup arkadaşı Dr Fuchs'un 'Huzur N Darem' albümünün prodüktörlüğünü yaptı. DJ'lik yönüyle kendini her zaman geliştiren Özyavuz 'Turntablizm' denilen olayın Türkiye'deki öncüsü olarak kabul edilir. Ayrıca Özyavuz Türkiye'nin köklü radyolarında DJ'lik ve müzik direktörlüğü yaptı.
Bir yandan Dj'lik diğer yandan sanatçı olarak sürekli çalışmalarını sürdüren Sagopa Kajmer 2004'te Türkiyenin en çok izlenen filmlerinden olan G.O.R.A'ya müzikler ve soundtrackler hazırladı. 'Al Bir de Burdan Yak' isimli parçasına video klip çekildi. Bu gelişme Sagopa Kajmeri tarzının dışındaki dinleyici kitlesine ulaştırdı. Türkiyede birçok insan Sagopa Kajmeri bu kelime ile tanıdı. 2005'te Koleranın 'Karantina Embriyo' albümünün prodüktörlüğünü yapan Sagopa Kajmer yine aynı yılda İrem Records'tan çıkardığı 'Romantizma' isimli albümüyle kariyerinin zirvesine ulaşmıştır. Bu albümün ilk video klibi olan 'Vasiyet' Kral Tv'de 2005 yılının 'en iyi klip' ödülüne layık görülmüştür. 2006 yılında Kuvvetmira ile beraber Kafile isimli albümü çıkardı. 2007 yılında Kolera ile düet albümleri olan İkimiz Anlatan Bir Şey'i dinleyicileriyle buluşturdu, çift cdlik özel koleksiyon basımı büyük ilgi gördü.
Sagopa Kajmer ve eşi Kolera (Esen Özyavuz) birlikte Melankolia Müzik isimli müzik şirketini kurdular. Bu ikili ve Kuvvetmira'da yer alan diğer rap müzik yapanlar Melankolia müziğin ilk albümü 'Kafile'yi çıkardılar. Albümün prodüktörlüğü yine Sagopa Kajmer'e aittir.

Özel Hayatı
2006'nın Ağustos ayında Esen Güler Özyavuz (Kolera) ile hayatını birleştirdi.

Diskografi

EPler
Pesimist Ep 1
Pesimist Ep 2
Pesimist Ep 3
Disstortion Ep
Pesimist Ep 4
Kuvvetmira Megamix-Tape Radio Mic Beatz'de albüm kutlaması yapılırken canlı olarak doldurulmuş olan sadece internet üzerinden indirilen 62 dk. albüm.

Prodüksiyon
Silahsız Kuvvet - İhtiyar Heyeti
Silahsız Kuvvet - Sözlerim Silahım
Sagopa Kajmer - Sagopa Kajmer
Ceza - Med Cezir
Sagopa Kajmer - Bir Pesimistin Gözyaşları
Dr Fuchs - Huzur N Darem
Sagopa Kajmer - Gora Soundtrack
Kolera - Karantina Embryo
Sagopa Kajmer - Romantizma
Kuvvetmira - Kafile
Abluka Alarm - Ahenk
Sagopa Kajmer & Kolera - İkimizi Anlatan Bir Şey
Sagopa Kajmer-Kötü İnsanları Tanıma Senesi

Albümler
Yeraltı Operasyonu (1999)
Sözlerim Silahım (2001)
İhtiyar Heyeti (2002)
Sagopa Kajmer (2002)
10 Kurşun (2002)
Bir Pesimistin Gözyaşları (2004)
G.O.R.A Soundtrack (2004)
Romantizma (2005)
Kafile (2006)
İkimizi Anlatan Bir Şey (2007)
Kötü İnsanları Tanıma Senesi (2008)
"http://tr.wikipedia.org/wiki/Sagopa_Kajmer"'dan alındı

Breakdance


Breakdance, "sokak dansı" olarak da bilinen hiphop kültürüne ait dans türüdür. Bu dansı yapan erkeklere "b-boy" ya da "breakboy", kızlara ise "b-girl" ya da "break girl" denmektedir. B-boylar 1980'li yıllardan itibaren sadece breakdance yapan gençlere değil DJ'lere ve rapperlara da verilen ad olmuştur. Breakdance kültürü 1980'li yılların başında büyük bir patlama göstermiştir.
Breakdans, 1970’lerin sonlarında New York’un Bronx mahallesinde Siyah ve Hispanik gençler arasında başlayan ve kısa bir süre sonra dünyanın her yerine yayılan “yarışmacı (competitive), akrobatik ve pantomomik bir sokak dansı şeklidir.” Breakdans hip hop’ın önemli unsurlarından biridir (Diğerleri MC’ing, DJ’ing ve Grafiti). Başlangıçta sadece yerde dans etme anlamına gelen breakdans, şu an electric boogie, locking, uprocking, popping ve diğer fantezi varyasyonları içeren bir kavram haline gelmiştir.
Breakdans ayrıca breaking, b-boying ve b-girling olarak da adlandırılmaktadır. Dansa ismini veren “break” kelimesinin tam olarak nerden geldiği bilinmemekle birlikte büyük olasılıkla funk müzikte kullanılan “break” teriminden geldiği düşünülmektedir. (Funk’ta “break” ritmin hızlandığı ve dansçıların maharetlerini gösterdiği bölüm olarak adlandırılır.)
Dans ilk başlarda gettolarda yaşayan grupların bölgelerini belirlemek ile ilgili sorunları çözmede kullandıkları bir araçtı. Yaratıcı ve zor derecede karışık hareketler sergileyen grup kapışmayı kazanır ve mekanın sahibi olurdu. Fakat medyanın gösterdiği ilgi ile breakdans kısa sürede popüler kültürün vazgeçilmez bir nesnesi halini aldı. Sokaklarda mekanları için dans eden gençler artık kliplerde veya filmlerde rol kapmaya çalışan insanlar olmuşlardı.
Breakdans formatı başlangıçta sadeydi: Dans edecekler bir daire oluşturur. Dans edecek kişi dairenin içine girer ve ritme ayak uydurmak için bir dizi ayak hareketi (footwork) yapar. Ardından yer hareketleri başlar: yerde sırt üstü veya kafa üstü dönmeler, ayak döndürmeler vs. Yer hareketlerinden sonra dansçı anlık bir fotoğraf (freeze) verir ve daireye katılır. Sıra bir başka dansçıdadır. Dansın bu basit formatı ilk fotoğraftan sonra ayak hareketlerinin ve yer hareketlerinin tekrar tekrar bağlanmasıyla uzatılabilir.
Fotoğraf dansın en önemli parçası kabul edilir ve dansçının bir çeşit imzasıdır. Fotoğrafın temel değeri rakipleri aşağılayıcı, rakiplerle alay edici ve yaratıcı olmasından gelir. Bunun dışında dansçıya freeze dışında ayrıcalık (özellik) kazandıran figürler de olabilir. Örneğin Crazy Legs (Çılgın Bacaklar), bacaklarını lastik gibi kullandıkları figürleri ile ünlenmişlerdir. Veyahut da, Kip Dee, elleri üzerinde yürüyüp dans etmeyi icat ettiğini iddia etmiştir. Dansın yarışmacı yönü yeni hareketlerin bulunmasına önayak olmuştur. Hatta pek çok breakdansçı buldukları hareketlerin isimleriyle anılmıştır. Yaratıcılık breakdansın ayrılmaz bir parçası iken günümüzde dansın sokaklardan alınıp dans kurslarına taşınması standartlaştırmayı beraberinde getirmiş, bu durum dansın özündeki yaratıcı itkiye büyük ket vurmuştur.

B-boy ve B-Girl [değiştir]
Kız break dansçılara b-girl, erkeklere b-boy deniyor. Hiphop'a ait bir bölüm değil. Genellikle Break dans yapıyorlar ama bunun yanında elektro boogie, power, modern, techno, lowkick yapanları da görünebilir. Tüm dansları yapmakta Esenler'den Emilyo break dansta Yedikule'den Serdar ve İzmir'den Gizmo Türkiye çapında tanınmakta ve beğenilmektedir. Break dansın tarihine baktığımızda break dans Güney Amerika daha açıkçası Brezilya'dan alınan CAPOEİRA sitilinin Amerikalı sokak çocukları tarafından değiştirilip şu anki sitiline uyarlanmış halidir. Amerikalıların bulmasına rağmen gerek hiphop gerek break dans alanında Almanya dünyanın en iyisi olduğunu gösteriyor. Daha önce de söylediğimiz gibi rock ve hard rock bu ülkede çıkmıştı Almanya için alternatif müzik ve alternatif hayatın merkezi diyebiliriz. Break dans rap müziğinden önce çıktı ilk çıktığı zaman yaptığı stil şuan ki elektro müziğin aynısıydı daha sonra break dans elektro dans ismini aldı bugünün break dansı hiphop ortamında moda olunca bu ismi aldı. Break dansta şu anda yapılması en zor ve en çok uğraşılan hareket olarak airtrack ve airtrackli kombinasyon olarak görüyorum.Çok yozlaşmış olduğunu görüyor belki bu yozlaşmanın nedeni rap'e ait bir bölüm olmamasından kaynaklanıyor olabilir çünkü rapper kişilikte olan insanlar kendi yaşadıkları yerleri ve ortamları fuhuş ortamına çevirmekten kaçınır ve nefret ederler. Eskiden para kazanmak için break dans yapılırdı şu anda ise para verilip yapılıyor çünkü danstan daha çok beceri yarışması spor için yapılıyor. Hatta bazı Hıristiyan ülkelerinde manastırda siyahların break dans yaptıkları göreceksin. Bu break dans olayı bayağı bir yaygınlaştı. Hatta break dans yüzünden hiphop ve rap moda oldu her yerde bu stile uygun elbiseler satılmaya başlandı.

Breakdance Tarihi [değiştir]
1980’li yılların başında Amerika’da başlayan ve bir fırtına gibi bütündünya gençliğini etkisi altına alan break dance, Türkiye’de 1993 yıllarındakendini etkin olarak göstermeye başladıktan bir süre sonra bir anda gözdenkayboldu. Bugün bildiğimiz sitiliyle break dance ise, (sosyal, kültürel veekonomik yapısı gereği, break dance’nin ortaya çıkışı için en uygunkoşulların oluştuğu) İstanbul’da, Almanya’dan gelen ‘İstanbul CityBreakers’ın tetiklemesiyle yayıldı yurdun dört bir yanına. İstanbul CityBreakers’ın efsanevi danslarıyla suladıkları topraklardan, Bakırköy’de‘Lords Of İstanbul’ ve ‘Takım 34’, Kadıköy’de ‘İstanbul Street B-Boys’yeşerdi. Hemen ardından İzmir’de Young Energy B-Boys, Ankara’da Devil Dogs,Bursa’da Bursa City B-Boys esen bu rüzgarı Anadolu’ya taşıyan öncüleroldular. İstanbul’da ise Özellikle ‘İstanbul Street B-Boys’ un Kadıköyyakasında peşi sıra düzenlediği, ve genellikle Dj Turbo, Dj Arda ve DjDouble MT’nin dj.liklerini yaptığı partilerde b-boylar biraya gelerekkendilerine yeni yaşam alanları yaratıyordu. Türkiye’ye ilk olarak,’İstanbul Street B-Boys’un partisine Flying Steps’den Crok ve Vartakgeldi. Bu başarıyla geçen büyük partiden güç bulan Takım 34 ve S2K 1998yılında Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük partisi olan ‘Kıyamet Günü’nüdüzenlediler. South Side Rockers grubu ve yurt dışından bir çok b-boy vegraffitici’nin yanı sıra 1500 kişinin katıldığı ‘Kıyamet Günü’ ile breakdance’nin yakaladığı muhteşem rüzgar, bir anda tüm Türkiye’de break dance’ıngençliğin arasında salgın gibi yayılmasını sağladı. Bu rüzgarda, elbetteaynı yılarda, Dj Arda’nın yaptığı ve efsane b-boy Storm’un yanı sıraFlying Steps’den ayrılan Crok’unda katıldığı büyük partinin ve yılarcaBlue Jean dergisindeki köşesinde yazdığı yazılarla yurt genelinde tümbreaker’lar arasında iletişimi sağlayan Turbo’nun payı büyük oldu. Birbiriardına kurulan yüzlerce grup arasında, bugün adı en çok duyulan Takım 34,Young Energy B-Boys, Lord Of İstanbul, Devil Dogs, Bursa Sky-B Crew, DreamNight Breakers, İnfaz Apache B-Boys, Bağcılar B-Boys, Breakkers Famılly, C4Crew, Deprem, Kayseri B-Boys, İstanbul Street B-Boys, L.O.İ., PendikB-Boys, Poison Of Spider B-Boys, Samsun Stars Breakers, Trabzon Free Youngbu gruplardan sadece bazıları.
Dünyada ‘Break Dance’ın doğuşuna dair birden fazla öykü dolaşmaktaortalıkta. Afrika Bambaata’nın Newyork’da sokak kavgalarına son vermek,gençler arasında çıkan sorunlara barışçıl bir çözüm bulmak amacıyla breakdance’ı ortaya çıkardığını söyleyenlere karşılık, Los Angeles’danSugarpop’un bu dansı ortaya ilk kez çıkardığını söyleyenlerde bulunuyor.Ortaya çıkış şekli nasıl olursa olsun, break dans’ın en büyük özelliğinin,onun fiziğe, çevikliğe ve akrobasiye dayanan bir sokak dansı olarak,rakiplerin aynı anda karşı karşıya gelerek tüm hünerlerini kapışma yoluylaortaya koyarak çıkabilecek kavgalara son vermesi olduğunu rahatlıklasöyleyebiliriz.
Bugün, birkaç yıl gibi çok kısa bir süre içinde Türkiye’nin dört biryanında çalışmalarını sürdüren pek çok grubunun ortaya çıkması, hiphopkültürünün en temel unsurlarından biri olan break dance’ının önlenemezyükselişini açıkça göstermektedir. Üstelik, özelikle Avrupa’da resmen devleteliyle desteklenmesine karşın, ülkemizde devletin kolluk kuvvetlerinden,radikal siyasi akımların alt temsilcilerine, nihayetinde eğitimsiz halkıngenelinin tüm engellemelerine rağmen break dance, gençler arasında büyük birhızla yayılarak yurdun dört bir yanında mahallelere kadar girmiştir. Buyayılmada, elden ele dolaşan video kasetleri, hiphop partileri, breakdance’ın estetik görünümü ve en önemlisi de gençlerin pek çok temelihtiyacını karşılıyor olması çok etkili olmuştur.
Break dance aracılığıyla günümüz gençliği pek çok temel ihtiyaçlarınıkarşılamaktadır: bulunduğu baskıcı çevreden kopup yeni bir arkadaş grubunaüye olma, kendisini geliştirme, ifade etme, çevresine kabul ettirme, vebiriken enerjilerini bu güç, çeviklik gerektiren bu sportif dansaracılığıyla açığa çıkarma….
Buna karşılık, daha çok alt ve orta sınıfa mensup ailelerin çocukları olanbreaker’ları bekleyen pek çok temel sorun bulunmaktadır. Bu temelsorunlardan biri, çalışabilecekleri yeterli alanların bulunmaması.Avrupa’da ve Amerika’da toplumun sosyal ve kültürel gelişmişliği nedeniyle,gençlerin çalışabilmeleri için pek çok kurumların kurulmasına, sosyal,kültürel ve sportif alanların açılmasına karşılık, Türkiye’deçalışabilecekleri kapalı bir alanı bulunmayan ve bu nedenle dışarıda, sokakortalarında çalışmak zorunda kalan gençlerin mekan sorunu çözülmesi gerekenen temel sorunlardan biridir. Belki de en büyük temel sorunlardan biride,Türk toplumunun kendilerine karşı gösterdikleri yoğun baskı ve dışlamışlık.Temel bir sorun olan mekan sorunu, yaz kış demeden dışarılarda bulunabilecekiyi veya kötü alanlarla kendileri için çözülebilecek bir sorun olmasınakarşın, ailelerinin ve toplumun kendilerine karşı gösterdiği baskı, şiddetve aşağılanma önlerinde bir duvar gibi duran daha büyük bir sorundur. Busorun aşıldığında ise, break dance’ın bir sel gibi akmasını durdurabilecekhiçbir güç kalmayacaktır önünde.
Uprocking: Uprocking bir breakdans çeşidi olmakla birlikte breakdanstan daha çok pantomimik bir “kavga” dansıdır. Bu dansta dansçı rakibine gerçekte fiziksel olarak dokunmadan tekme atar, üzerine atlar ve yumruklar. Amaç rakibini aşağılamak, komik duruma düşürmek veya sindirmektir. Uprocking’i iyi icra eden dansçılar rakibiyle olabildiğince yakın temasta bulunan ama onlara hiçbir fiziksel temasta bulunmayan dansçılardır. (Uptocking‘in kimi zaman gerçek kavgayla sonuçlandığını da belirtmek gerekir.)
Locking: Locking 1970’lerde Don Campbell’ın kurduğu The Lockers adlı gruptan ismini almıştır. Locking bir çeşit gülünç (comical) sokak dansıdır. Dansçının eklemlerinin bir yerden bağlandığı (kilitlendiği), geriye kalan uzuvlarının sert biçimde salındığı dans şeklidir. Dansın gülünç tarafını vurgulamak için “locker” her zaman gülümser. Beyaz eldiven ve siyah bir şapka (veya kep) locker’ın vazgeçilmez kostümleridir. Locking dansının repertuvarı breakdansa göre dar ve sabittir. Yeni hareketlerin bulunması veya değiştirilmesi bu dansın özünde yoktur.
Popping: Dar anlamda popping dansçının kaslarını ani bir şekilde gerip gevşetmesiyle vücudunda ani sarsıntılar (pop ya da hit) yaratması tekniğine dayalı bir sokak dansı şeklidir. Popping aynı zamanda, popping tekniğinin içinde kullanıldığı bir grup illüzyonist dans şekilleri ve teknikleri için çatı terimi olarak kullanılır. Bu dansların şaşırtıcılığı dansçı vücudu ile sergilenen, doğal olmayan hareketler arasındaki sürrealist zıtlığa dayanır.
Popping’in 1970’lerde California’da locking’den esinlenilerek ortaya çıktığına inanılır. Electric Bogaloos grubu (önceki isimleri Electronic Boogaloo Lockers) bu dansı ilk icra edenler olarak bilinir.
Birer popping dansı olmakla beraber robot dansı, liquid (sıvı) dans ve Tutting/ King Tut en bilinen popping türleridir. (Bunlara kukla dansı (muppeting) da eklenebilir.) Robot dansında dansçı, bir robotu taklit eder. Hareketleri bir robot gibi sert, köşeli ve analitik düzlemler üzerinde yapar. Liquid dansta ise robot dansının tersine dansçı ellerini, parmaklarını ve kollarını akıcı ve sürekli şekilde hareket ettirir. Sert ve köşeli hareketler yoktur. Tutting/ King Tut ise Mısır resim yazılarındaki figürlerden esinlenilerek yapılan hareketlerden oluşur. Kol ve bacak hareketleri, dik açı olabildiğince korunarak yapılır. (Steve Martin’in bir gece şovunda Mısırlılarla dalga geçmek için yaptığı gülünç danstan etkilenen gençlerin bu dansı geliştirdikleri söylenir. Hip hop dans şekillerinin gelişmesinde televizyon ve popüler kültürünün etkisi ayrı bir inceleme konusudur.)

Hip hop

Hip hop, Afrika ve Latin Amerika kökenli Amerikalı gençler arasında yaygın bir yaşam biçimi, alt kültür ve popüler kültür.
DJ Kool Herc, Grandmaster Flash & the Furious Five, ve Afrika Bambaattaa'nın çalışmalarıyla başladığı söylenir.
Kavram genellikle bu yaşam biçiminin aynı adla anılan müzik tarzını akla getirir. 70'li yılların sonlarında ABD - New York'un Bronx ve Brooklyn semtlerinde doğmuştur.
Bazılarınca, gençliği depolitize etmek amacıyla özellikle yaratıldığı ve desteklendiği ileri sürülür. Gelir, eğitim ve kültür seviyelerin düşük olduğu Brooklyn ve Bronx gibi semtlerde doğması bu toplum sınıfının sisteme karşı tepkisi olarak da algılanabilir.
Amerikan kültürüne has bu akım, dünyanın diğer bölgelerinde de gençler arasında ilgi çekmektedir. Hip hop yaşam tarzının temelinde kapitalizm vardır ve para, mücevher, araba ve giysiler gibi gösterişli zenginlik ve statü sembollerine odaklanır.
Hip hop kültürün başlıca dört unsuru, MC (Rap), DJ (Disc jockey), Breakdance, Graffiti (Aerosol Art)'dır.
Hip Hop müziğin altyapısı, genellikle elektronik aletler veya bilgisayarlar yardımı ile yaratılan; davul, bas ve sentezleyici döngülerinden oluşur. Beat adı verilen altyapı, hızlı ve konuşma tarzında vokal ile birleştiğinde Hip Hop müzik ortaya çıkar. Hip Hop çoklukla armoni kaygısı taşımaz, önemli olan ritim ve uyaktır. (İng:rhyme).
Hip Hop dansı, Brezilya kökenli savunma sanatı 'Capoeira'(Kapoeyra)dan esinlenilerek ortaya çıkarılmış olan bir dans türüdür.
"http://tr.wikipedia.org/wiki/Hip_hop"'dan alındı

1 Temmuz 2008 Salı

http://http://www.mtv.com.tr/mplay/detail.aspx?ClipId=4373

Sagopa kajmer- Trabzon konseri dans

Sagopa kajmer break dance

Güzel bir şarkı yazmak istiyorum


Güzel bir şarkı yazmak istiyorum.
Beni anlatan
Gürültünün arasındaki sessiz haykırışımla anlatamadıklarımı anlatmak istiyorum
Duymalarını istiyorum
Tanımalarını istiyorum beni
Ve benimle bu doğrultuda konuşmalarını istiyorum
Kızmadan, sıkılmadan ve de üzülmeden
Güzel bir şarkı yazmak istiyorum
Çünkü dinleyipte konuşamamak çok kötü
Yada dinlenmemek veya umursanmamak...
Bu tür insanlarla iletişim kurabilmeye çalışmak
Güzel bir şarkı yazmak istiyorum
Beynimin ne kadar daraltıldığını
Neden bu kadar verimsiz olduğumu
Beynimizi sadece bir madde çevresinde kullandığımı
Kısacası toplumun yaptığını neden benimde yapmak zorunda kaldığımı
En sert bir şekilde eleştirmek istiyorum
Güzel bir şarkı yazmak istiyorum
Sadece ben,
Ben olmayan ben,
Siz olmayan ben,
Yani hayatın kalıplaştırdığı siz ve ben
Bu şarkı hepimizin olmalı.
Pesimistadana

ANNEME


ANNEME
Burası çok şey öğretiyor anne
Mesela ütümü kendim yapıyorum
Sabah kalktığımda ilk iş yatağımı yapmak oluyor
İnsan kendi sorumluluğunu biliyor,
Dedim ya anne burası çok şey öğretiyor.
Ama en çok sabırı öğreniyorum
Günlerin geçmesini,
Sıcak bir yatakta yatmayı,
Bizimki gibi bir evde yaşamayı bekliyorum.
Açıkcası sabırı bile deneyimle öğreniyorum anne.
Biliyormusun anne yanındayken gitsem de kurtulsam,
Artık adam olsam diyordum ya,
Öyle söylendiği gibi kolay değilmiş.
Gurbet acıymış,
Gurbet soğukmuş,
Gurbrt hayatı tanımakmış anne.
Ah anne ahh...
O kadar çok özledim ki seni
Herşeyin değerini buraya gelince anladım.
Neyse anne
Artık yüküm çok ağır
Artık vata en iyi şekilde hizmet zamanı
Emzirdiğin tertemiz sütün hakkını verme zamanı
Kısacası,
Senin hayır duanla
Yeni bir limana demir atma zamanı.

29.12.2005
Pesimistadana

Melankoli Nedir ? Melankolik Kimdir ?

Melankoli Nedir ? Melankolik Kimdir ?
Melankoli derin bir keder içinde hüzünlü, acı çeken, yalnız, umutsuz bir insanın içinde bulunduğu durumdur. Melankolik mizaçlı kişiler mutsuzdur. Yalnızlığı, toplumdan uzaklaşmayı ve insanlardan soyutlanmayı tercih ederler. Diğer insanlarla yakın ilişkiler içine girmekten kaçarlar. Yaşamı boş ve anlamsız bulurlar. Keder, mutsuzluk ve değersizlik duyguları içindedirler. Melankoli depresyona dönüşebilir ve ağır depresyonlarda intihara gidilebilir. Depresyon duygusal çöküntü içine girmektir. “Depresif kişiliktekiler çöküntüye yatkındırlar. Özgüvenleri azdır, kötümserdirler, coşkusuzdurlar, insanlarla ilişki kurmazlar”
“Depresyon genelde günlük klinik deneylere dayanan bir tanımlamadır. Depresyonun arka planını oluşturduğu sıklıkla görülen hüzün; olasılıkla yitirilen bir yakının, günlük yaşamdaki başarısızlıklar, insanlar arasındaki olumsuz ilişkiler sonucu ortaya çıkmaktadır”
Duygusal çöküntü içinde olanlar hüzünlü bir yüz ifadesine sahiptir. “Gözleri ve ağzı aşağıya doğru sarkıktır. Bakışları boş ve omuzları düşüktür. Elemli ya da ifadesiz bir görünümleri vardır”
Bu kişilerde durgunluk ve yetersizlik duygusu hakim olabilir. Hiçbir şeye ilgi duymama, rahat uyku uyumama, huzursuzluk, kararsızlık, umutsuzluk ve iştahın kaybolması, iç gerginlik gibi belirtiler olabilir. “ Bu özelliklerin hepsi bir kimsede gözlenmeyebilir. En belirgin özellik kişinin kendini değersiz ve yetersiz görmesidir. Diğer özelliklerden yaygın olanlar yaşama sevincini kaybetme, sürekli yorgun olma, her şeye karamsarlıkla bakmadır”
Depresyon sonucu ortaya çıkabilen intiharın belirtileri de duygusal çöküntü, sessizlik, kendini beğenmeme, küçük görme, kendini suçlama, uyumsuzluk ve yaşamı anlamsız görmedir. Depresyonu normal üzüntülerden ayıran özellik karamsarlıktır. Kişi yaşantısının ve içinde bulunduğu durumun değişmeyeceğine inanır. Depresyon bir hastalık biçimidir ve tedavi edilebilir.
Melankolik mizaçta olan kişiler ise bir olay sonrası hüzne ve kedere gömülmezler. Onların durumu ya doğuştan ya da toplumsal nedenler sonucudur. “Melankoli dışa vuran belirtileri nasıl olursa olsun insanın varoluşunu diğer insanlarla olan ilişkilerini irdeleyen bir yaklaşımdır. Melankoli dünyaya gelmesine, fırlatılıp atılmışlığına bir türlü anlam veremeyen dünya ve diğer insanlarla ilişkilerini sorgulayan ve bütün bunlardan acı çeken, korkan, varoluş konumundan sürekli güvensizlik duyan, bir türlü kendisi olamadığını duyumsayan ve düşünen insanın durumudur”
Melankolik insan huzurlu olabilmek, sakin bir hayat sürebilmek için yalnızlığı seçer. Ancak yalnız olduğunda da hayatla ve insanlarla olan ilişkilerini sorgulaması ve sürekli düşünmesi, kendini suçlaması, varoluşunun nedenini araması gibi sebeplerden dolayı bir türlü dinginliğe ulaşamaz. Sıkıntıları ve bunalımları sona ermez.
İçinde bulunduğu dünyaya ve topluma uyumsuz olduğunu hisseder. Bu durum bazen onu hüzünlendirirken bazen de memnunluk hissi verir. Olayların, yaşamın ve insanların içinde olmaktansa dışarıdan çıkarsız, amaçsız bir izleyici ve gözlemci olmayı tercih eder. Bitmeyen sıkıntısı, boşluk içinde oluşu ve hüznü onu içinden çıkamayacağı kederlere boğabilir. Hüznü bazen gülerek –Demokritos-, bazen ağlayarak-Heraklitos-, bazen de suskunluğuyla –Hölderlin- açığa çıkabilir. Melankolik kişi duyarlı bir yapıya sahiptir. İnsanlarla iyi ilişkiler kurmak isteyebilir. Ancak doğal olmayan yapmacık ilişkiler sahte kimlikler, maskeler, incelikten yoksun düşüncesiz davranışlarla karşılaştıkça bundan vazgeçip içine kapanır. Bir gün doğal, içten, ruhuna kulak verip onu içinden dışarı yansıtan insanlarla karşılaşmayı ummak ister ama umutsuzdur çünkü insan içinde bulunduğu toplum düzeninde böyle bir şeye pek yatkın değildir. Birbirlerine güvenemeyen insanlardan oluşan toplumlarda maskeler takılmadan rahat edilemez.
Melankolik kişi çelişkiler içinde kalır, kararsızdır. Bir yandan yalnızlığı seçmesinden hoşnuttur bir yandan da insanların içinde olamayışının hüznünü duyar. İnsanlarla ilişkilerinde hep bir sorun vardır. Anlaşılamaması, mizacı gereği farkındalığı, sosyal olmayı , diğerleri gibi olmayı becerememeleri onu insanlardan uzaklaştırır. Toplumsallaşmaktan, bir yere bir kimseye bağlı olmaktan korkmak melankoliklerin tutumudur. Kendilerine duydukları saygı, kendilerine yönelik olmaları belirgin özelliklerindendir. O nedenle aylaktırlar.
Melankolik mizaçlı kişilerde hayata karşı ilgisizlik, bezginlik bıkkınlık olabilir. Çökkün, yılgın ruh hali içinde görülebilirler. Geleceğe karşı umutsuzlukla birlikte çaresiz ve zavallı olduklarını hissedebilirler. Yaşamı kendi ellerinde tutamama, var oluşun amacını bulamayıp, kendini oluşturamama korkusu melankoliye neden olur. Kendini oluşturamayınca, bu kendi elinde olmayınca çaresizliğe düşer. Kendisiyle uğraşan, oynayan bir varlığın oyuncağı olduğu duygusuyla bilemediği şeylere kızar*. Ölümün kaçınılmazlığının, varolmanın karşıtı olan varolamamanın ya da hiçliğin bilincindedir. Ölüm hiçlik duygusunu yaratır. “Ölüm düşüncesi melankolik mizacın peşini bırakmadığı içindir ki dünyayı okumayı en iyi bilenler melankoliklerdir.”.
“Ölümün kaçınılmazlığının arada bir fark edilmesini ya da boşluk, yalnızlık ve insanlardan soyutlanma duyguları içerir. Ancak kendi varlığının farkında olabilmesi için olaylarla etkileşimde bulunması gerekir. Bu etkileşim olmadan dıştan bakışta bir insan gibi görünse de diğer insanlar için hiçbir anlam taşıyamaz. Olaylarla iletişimi ve ilişkisi dış dünyadan soyutlanmamasını sağlar”
Melankolik kişi yüreğini yiyip bitiren bir şeylerin varlığını hisseder. İçini kemiren bu şeye teslim olmak istemez ancak çaresizlik içinde onunla mücadele etme gücünü yitirir. “Uyum sağlamayı, boyun eğmeyi beceremez. Sürekli arayış içindedir. Tüm şeylerin hiçliğini keşfeder. İçinde kıpraşıp durduğu olumsuzlama boşluğunda güvensizliği tek olumluluk olarak kalır. Ama güvensizlik verimsizdir, tüm içsel kuvveti tüketir”
Arayış olanaksız bir dünyaya doğrudur. Bu dünyada olmayan başkalıkların özlemi içindedir. Uyumsuzluğu ve kabullenemeyişi bundandır. Dünyanın zevklerini hor görür. Nietzsche’nin dediği gibi ‘sürülere özgü zevkler herkes için değildir’. Uyumsuzluk acı verse de, acıdan kıvransalar da kendilerini bir yere, bir tanıma yerleştirmek istemezler ve herkes gibi yaşamak onlara korkunç görünür.
Yabani olmak, yalnız bir münzevi olmak, hırs içinde olmamak belirgin özelliklerindendir. Kendine kaçışları hem en güzel hem de en sıkıntılı anlarıdır. Güzeldir çünkü kendisini kendinden başka anlayacak biri daha yoktur. Sıkıntılıdır çünkü sorgulamaları, kendini suçlamaları, düşüncelere dalması onu içinden çıkamayacağı durumlara götürür. Melankolik kişi yanlış giden bir şeyleri sezer. Daha iyilerinin olabileceğini düşler ancak başarısızlığa uğrayınca acı çeker. Bu gerilimli ortam sanat ve yaratıcılığın da ortamıdır belki de. Melankolik insan da hep bir karşı koyuş ve başkaldırı görülmüştür. Özgürlüğü arar. İnançlardan uzaklaşınca da acı ve boşluk içine düşer.
Aristotales ‘Sorunlar’ adlı kitabında melankoliye yer vermiş ve ‘Neden ister felsefede ya da politikada ister şiir ya da sanatta olsun olağanüstü kişilerin hepsi melankoliktir’ diye yazmıştır. “Sıradan insanlarda melankoli hastalığı görülürken doğaları gereği melankolik olanlar hasta değillerdir. Sırdan hastalardan farklıdırlar. Bu farklılık ve olağanüstülük olumlu anlamdadır. Melankolik mizaçlarda normal koşullarda baskı altında tutulan yetenekler ve yaratıcı güçler özgün koşullarda serbest kalır” (9). Hippokrat’a göre korku ve hüzün uzun sürerse melankolik durumdan söz edilebilir. Hippokrat melankoli üzerine çalışmalarda bulunmuştur. Melankoliyi çökkün, umutsuz, tüm cesaretini yitirmiş bir durum, acı içinde kıvranma, ışıktan insandan kaçma, karanlığı sevme ve konuşmaktan kaçma olarak tanımlamıştır. Melankoliklerde uykusuzluk, dalgınlık, korku, öfke, hüzün gibi durumlar görüldüğünü belirtmiştir.
Melankolik insan her çağda içinde bulunduğu toplumsal koşullardan mutlu olmadığını, olamadığını, yaşama bir anlam veremediğini, topluma uyum sağlayamadığını, toplumsallaşamadığını, bunun içinde bir tür iç göçle kendi içine çekilerek ruhunun bir kısmını olsun kurtarmaya çalıştığını söylemiştir.
Güzel bi anı düşünüp özlemek, o anı içine çekip hiç bırakmamaktır …
Aynada, gülen yüzünün ağlayan yanını görebilmektir MelankoLi …
‘’ Melankoli, hüzünlü olma mutluluğudur ‘’ Victor Hugo